TOFANA
17. yüzyılda kadınlar insan olarak değil korkulacak bir şey olarak görülüyordu. Evlenirlerse kocalarına ait olup hiç bir mal ve hak sahibi olamıyorlardı. Peki o zamanın kadınları buna nasıl bir çare bulmuş olabilir? Beraber bakalım.
Tofana
Bir formülasyon düşünmenizi istiyorum. Öyle bir şey ki tadı, kokusu yok ve ince bir doz ayarıyla birkaç damla ile bile birini öldürebilir. İşte bugün size Aqua Tofana’dan bir zamanlar erkeklerin korkulu rüyasından bahsedeceğim.
“Daha fazla dayanamayacağımı hissediyorum, zehirlendiğime eminim. Kendimi böyle düşünmekten alıkoyamıyorum. Birisi bana Aqua Tofana verdi ve tam tamına öleceğim vakti ayarladı.”
Mozart’ın ölümü tartışmaya açık bir konu olarak kalsa da Aqua Tofana’nın bu ünü nasıl elde ettiğini beraber inceleyeceğiz.
Aqua Tofana 1630’lu yıllarda Sicilya’da bulunmuştur. Zamanla İtalya, Roma, Napoli’de kullanımı yaygınlaşmıştır. Oldukça yavaş öldürmesiyle biliniyormuş hatta Mozart’ın kendisi şöyle bir ifadede bulunmuştur:
Genellikle yavaş öldüren, kokusuz ve tatsız zehirlere Aqua Tofana diyorlardı. Belirtileri karın ve boğazda şiddetli ağrılar, kusma, aşırı susuzluk, ishal olarak görülmekteydi. Belirtileri karşılaştırınca etken maddenin arsenik olduğu kanısına varılmıştır ancak tam formülasyonu günümüze kadar bir sır olarak kalmıştır. İçeriğinde kurşun ve belladona olabileceği düşünülmektedir.
Aqua Tofana’nın kimin tarafından bulunduğu tam bilinmese de dönemin düşünürleri iksirin ismini de aldığı Thofania d’Adamo tarafından üretildiğini düşünmüşlerdir. Thofania d’Adamo, kocasını zehirleyerek öldürdüğü ve zehir ticareti yaptığı için 1633’te idam edilmiştir.
Ancak Aqua Tofana’nın yaygınlaşmasına sebep olan kişi Thofania değildi.
Thofania’nın kızı veya yardımcısı olduğu düşünülen Giulia Tofana (Giulia Mangiardi) idi.
Giulia’nın nereden geldiği tam bilinmese de genelde Roma’da iş hayatını sürdürmüştür. Kocalarından kurtulmak isteyen kadınlara makyaj malzemesi süsü ile zehir olan Aqua Tofana’yı satmıştır.


Bu amaçla bir ekip kurduğu düşünülse de ekiple olan bağlantısının kanıtı yoktur.
Bu ekibin 6 kişiden oluştuğu ve ürün tedariklerini tanıdıkları olan St.Agnesli Peder Girolamo’nun eczacı olan kardeşinden temin ettikleri söyleniyor.
Ekipten olan Giovanna de Grandis, tutuklandığında zehri yapmayı Giulia’dan öğrendiğini ve ekibin yaklaşık 600 kurbanı olduğunu itiraf etmiştir. Giovanna’nın ele verdiği kişilerden biri de Gironima Spana’dır. Gironima Spana bitkisel ilaçlarla uğraşan bir astrolog ve aynı zamanda Giulia Tofana’nın üvey kızıdır. Giulia’nın ölümünden sonra Gironima’nın ekibi yönettiği düşünülüyor. Giulia’nın ölümü hakkında 2 farklı tahmin bulunmaktadır: Birincisi uykusunda, kimse yaptıklarını bilmeden öldüğü yönünde iken diğeri ise 1670’lere kadar yaşadığı ve yaptıkları yüzünden idam edildiği yönündedir. İdamından sonra bedeninin ona koruma sağlayan kilisenin duvarına atıldığı söylentisi vardır.
Gironimo ve ekipteki diğer kişiler 1659’da idam edilmişlerdir. Yakalanmaları müşterilerinden birisinin ihbar etmesi sonucunda olmuştur.


Ayşenur ÖZÜ
